Efemine de var geçmişinde kıskançlıktan kavrulan maço da,
hatta evkaftan tekaüt mahalle efendisi ile sarhoşluktan sallanan gazeteci bile.
Emekli olması için gerekli işgününü doldurup doldurmadığını soran memura
verdiği yanıtta gizli oyunculuğu: “Ben o gün sayısından fazla defa perde açtım
evladım.”
Ağırlıklı komedilerde görünür ya, dramda, hatta polisiyede
bile rol almışlığı var: ne film ayırt eder ne de rol, herkesi oynar.
Oysa çoğu kez inandırıcı değildir, nerde kalmış gerçekçi
olmak. Başrolün yanında hafif bir karikatür olarak bulunmak onun için
yeterlidir. Bunu kendisi mi seçmiştir, yoksa talep edilen sadece bu mudur,
karar vermek güç.
Yine de bir hassas terazi var içinde: rol çalar kimi zaman
ama asla öne geçmez. Varlığını hissettirmekle birlikte, yanda kalması
gerektiğinin farkındadır. Payanda bile değildir çünkü, nadide bir ferforje
güzelliği katar göründüğü yere.
Bir sinsilik yok mu içinde, var elbet: kuyu gibidir gözleri,
en soytarı mimiğinde bile mat bakar, handiyse anlamsız. En babacan halinde
bile, bir kıyıcı damar atmaktadır içinde, sanki nabzından da bağımsız.
Kıraathanede hariciye meseleleri tartışılacak adam, kahveyi
sizin ısmarlamanız şartıyla.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder