O da gövdesinin mahkûmu olanlardan: kaç değişik rolü
oynayabilirdi sorusunun yanıtı bellidir. Çinli bir aşçıyı oynasa bile, hep aynı
adamdır; o gövdeyle bir Çinli olmak, şimdi nasıl inanılmaz geliyor kulağa.
Hep gülünmesi için oradadır, bir kez olsun ağlatmak için
değil. Büyümüş de küçülmüş sinir bozucu veletlerin elinde oyuncak olmaktır
görevi ya da esas oğlanın yüceliğini vurgulayan beceriksizlik abidesi. O devasa
gövdenin gereksinimleri, yaşadığı güçlükler, hiç değilse birine uzaktan âşık
olması akla gelmez nedense, insan olmak yasaktır ona.
Ya masaya oturduğunda bir kazan pilav yemesi ya da oğlunun
hazin yazgısı üzerinden anılır, doğrudan ona dokunan bir düşünce mümkün değil:
ondan daha boyutlu çizgi roman kahramanları var.
Çerden çöpten adamlar elini kaldırdığı anda sinmesi, isyan
edememesi, daha doğrusu kendisinden, gövdesinden başka isyan edecek şey
bulamaması… Kesif bir iktidarsızlık bulutudur, yağmaya kalkıştığında bile
gülünen.
Asıl soru şu: Neden öyle şişmanladığı, zayıflama ümidinin
olup olmadığını düşünme zahmetine kimse katlanmadı. Aynı dramı, bayrağı ondan
alan Şişko Nuri de yaşadı: öyle vardılar ve sadece gülünmek için vardılar,
başka varlık nedenleri yoktu.
Asıl açlığı zayıfladığında çekecekti, hiçbir filmde rol
alamadığı için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder