13 Temmuz 2016 Çarşamba

GÜZEL ADAMLAR GÜLDESTESİ - 12

Nasıl bakar: Bir yandan sevgi var o gözlerde, sıcacık, gel birlikte oturalım günbatımına karşı diyen; beri yandan kaygı, nasıl olsa biri gelip çomak sokacak yuvarlanıp gidişimize diyen, hatta bundan emin.


Her şeyin farkındadır, dünya nasıl döner kendini kale almadan, bilir. Bilir bilmesine de, elinden bir şey gelmez. Akşam serinini bile bekleyemez, çömelir bir ağaç gölgesine, toprağın güneş altında kavruluşunu seyreder: kendi hayatıdır baktığı, sorsan anlatamaz ama bilir.

Anlatır belki: gözlerinin içine bakar insanın, sessiz, feraseti karşısındakinden umarak.


Ummak demişken: umut yeter mi değiştirmeye? Beklesen değişir mi dünya? Asıl bu soruya karşı dilsizdir. İsyan yoktur lügatinde, ağaç gölgesine çekilmekle fazla cesur davrandığına inanır, nerde kalmış diklenmek.


Bir çocuğun başını okşayabilir, aynı şefkatle toprağı belleyebilir ama bu da bizim umudumuzdur. Hep aynı hata: İnsandan değil beklentimiz, yazgıdan!



Konuş desen anlatacak: aksakallı dede yağmur duasına gelmiş köye, askerliğinde görmüş büyük şehri, eh bir de, kaşlarını görüp âşık olduğu yavuklusu. Görebildiği tüm dünya, şimdi gölgesine sığındığı ağaca tırmandığı çocukluğunda gördüğünden ibaret, ince dallardan bakabildiği uzaklık hayalinin sınırı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder