3 Eylül 2013 Salı

KÖTÜ ADAMLAR GÜLDESTESİ - 6

Kötülük denince kırıp dökmek, asıp kesmek geliyor ya akla, şart mıdır şiddete başvurmak? Sıkı bir şamardan ötesine geçmese de, saçtan tırnağa kötü olan adamlar yok mudur?
Çulsuz kaldığı vaki değildir, köyün düzenbaz muhtarı değilse bile, en azından karaborsacı mahalle bakkalıdır. Herkesin karikatür olduğu filmlerde mafya babası, bir Köroğlu uyarlamasında Bolu Beyi suretinde arz-ı endam etmişliği bile vardır.
Bilinçli olduğunu sanmam ama alamet-i farikasının fötr şapka olmasına ne demeli?
Şamardan ötesine geçmez demiştim, geçemez: Ne boyu elverir fazlasına ne de yaşı, en fidan halinde bile orta yaşlıdır. Kimsenin karşısına dikilemeyeceği yürüyüşünden de bellidir: bir adımını diğerinden bağımsız atar ve her daim yana dönecekmiş, hatta dönüp tabanları yağlayacakmış gibi tedirgin yürür.
Kilit noktası da burasıdır sanki: Kabadayılık ettiğinde bile korkaktır. O güdük gövdeye hapsolmuş cevval zekânın dramıdır karşımızdaki. Değil mi, ona da şamar atılmaz, ensesinden kavranıp kaldırılan çaresiz kedi yavrusu misali yakasına yapışılması yeterlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder