Uzun bir hikâye: Ayhan
Işık bıyıklı pırlanta gibi bir delikanlının, değil Cüneyt Arkın gibi bir iyi
adam efsanesi, Kemal Sunal karşısında bile dize gelen bir kötü adam
müsveddesine dönüşmesi.
Hikâyenin kat ettiği yol
boyunca öyle örselendi ki kendisine pek yaraşan küstahlığı bile safra sayıp attı
ve mütevekkil, yorgun ve üflesen devrilecek bir karikatüre benzedi.
Oysa yürek söken bir
Kazıklı Voyvoda’ydı, daha öncesinde en afili sigara tüttüren gazino sahibi.
Kenar mahallenin bıçkın tornacısı rollerini Eşref Kolçak’tan alamayınca karşı
yakanın takımına transfer olmuş, kötü adamlar âleminin kralı olarak arz-ı endam
etmişti.
Acımasızdır bu topraklar,
kötü adamların kralı olacaksan kral kalacaksın her daim: Yaşlanmayacaksın,
yüzünde çizgiler belirmeyecek, kamburlaşmayacak sırtın, ellerin titremeyecek ve
en önemlisi alışmayacaklar sana, kanıksamayacaklar. Mümkün mü?
Şaban’ın karşısına
çıkartılan kötü adam, Kazıklı Voyvoda’nın gölgesi bile değildir, hatta kötü
adam bile değildir. Eski günlerin hatırına, boğaz tokluğuna yerleri silmesine
izin verilen, ancak akranlarının hançerelerinden kopan bir ahla tanıyabildiği
kocamış sirk yıldızıdır karşımızdaki.
Her köşeden bir kötü
adamın fırladığı, eski günlerde dudak uçuklatan kötülük âlemlerinin geçer akçe
olarak sunulduğu, müessif fiillerden mürekkep günümüz dünyasında, kötü adamın
anlamı ne olabilir?
Kötü adamlar âlemi uzak
bir memlekettir şimdi, o tekinsiz alacakaranlığına bile sıla hasreti çekilen.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder