Soyu derebeylerine uzanan
biridir, eminim, bir çekmecesinin derinliklerinde şeceresini saklıyordur, ehil
bir hattatın nadide yazısıyla hazırlanmış.
Giyim kuşamından çok, bir
tavırdır kötülüğünü haberleyen: Elmacık kemiklerinin üzerinde bir kızıllık
yayıldığında kızılca kıyametin kopacağı an yakındır. O anda gözleri iyice
kısılır, acıma duygusundan nasibini almadığı hemen belli olur.
Oysa örfüne bağlıdır her
daim, herkesin racon dediğine gelenek dese de. Ufalanıp giden bir asilzade
olacağına kapitalizm dünyasında suç baronu olmayı yeğlemiştir.
Davranış kalıplarını bir
de bu gözle okumalı: Her zaman, gizliden âşık olduğunda bile, marabasına
buyururcasına davranır karşısındakine, mümkün değil, başkası gelmez elinden.
Belki de bu yüzden,
öfkesinden gözüne kızıl perde indiği anlar, işler düzenin bozulmaya tuttuğu,
tekerine çomak sokulduğu zamanlardır.
Dramı, zamana uymaya
çalışsa da zamanın değiştiğinin farkında olmayışında belirir: Kapitalizmin
egemenliğinde, kötü adamlar âleminde patron olsanız bile, feodal hiyerarşiyi
taşımanız imkânsızdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder