5 Eylül 2013 Perşembe

KÖTÜ ADAMLAR GÜLDESTESİ - 10

Kanca burun, çatık kaş, nobran sözcüğünün görsel karşılığı gibi bir suret. Dolu dolu kahkaha attığı vakidir belki, nedir, içten gülümsediğine rastgelmek mümkün değildir.
Ahmet Rasim’in uzun yıllar önce betimlediği kabadayı duruşunu, bu duruş zamanın akışına direnemeyip kadük olduğu günlerde bile sürdürmüş bir kötü adam. Gövdeyi öne vermeyle kasılma arasında salınan bir pozu, ritmi bozuk adımlarla dolaştırmaktır yaptığı; gerçek yaşamındaki taka lakabını doğrular yamuklukta ilerler olayların içinde.
Zekâdan yana kıt denemez denmesine de, hileli işlere girmez asla: Eteğinde ne taş varsa aşikârdır. Öfkesi aklından önde gittiği için plan kuramaz zaten: işlediği cinayet taammüdendir ama tasar yoktur fiilinde.
Bu anlamda, kötü adamlar âleminin muhafazakâr kanadıdır: Büyük kapitalist işletmenin başına geçmesi eşyanın doğasına aykırıdır, çünkü o yüksekliklerde racona ters işler yürütülmektedir.
Varoş kahvesinde nargilesini fokurdatırken aniden ayağa sıçrayan, eli belindeki makinede sokağa fırlayan, arsız delikanlılara üç beş okkalı tokadı yapıştıran, bilemedin, tutulduğu kızı dağa kaldıran adamdır.
Kusuru, bu da kusursa eğer, fazla gerçek oluşu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder