Kanca burun, çatık kaş,
nobran sözcüğünün görsel karşılığı gibi bir suret. Dolu dolu kahkaha attığı
vakidir belki, nedir, içten gülümsediğine rastgelmek mümkün değildir.
Ahmet Rasim’in uzun yıllar
önce betimlediği kabadayı duruşunu, bu duruş zamanın akışına direnemeyip kadük
olduğu günlerde bile sürdürmüş bir kötü adam. Gövdeyi öne vermeyle kasılma
arasında salınan bir pozu, ritmi bozuk adımlarla dolaştırmaktır yaptığı; gerçek
yaşamındaki taka lakabını doğrular yamuklukta ilerler olayların içinde.
Zekâdan yana kıt denemez
denmesine de, hileli işlere girmez asla: Eteğinde ne taş varsa aşikârdır.
Öfkesi aklından önde gittiği için plan kuramaz zaten: işlediği cinayet
taammüdendir ama tasar yoktur fiilinde.
Bu anlamda, kötü adamlar
âleminin muhafazakâr kanadıdır: Büyük kapitalist işletmenin başına geçmesi
eşyanın doğasına aykırıdır, çünkü o yüksekliklerde racona ters işler
yürütülmektedir.
Varoş kahvesinde
nargilesini fokurdatırken aniden ayağa sıçrayan, eli belindeki makinede sokağa
fırlayan, arsız delikanlılara üç beş okkalı tokadı yapıştıran, bilemedin,
tutulduğu kızı dağa kaldıran adamdır.
Kusuru, bu da kusursa
eğer, fazla gerçek oluşu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder