5 Eylül 2013 Perşembe

KÖTÜ ADAMLAR GÜLDESTESİ - 11

Araf’ta kalmış bir melez: Bir adım atsa ileriye kötülerin padişahı, dönüp arkasına elini uzatsa evliya. Trajik ölümünün simgelediği gibi, nasıl bir alanı kapladığı yokluğunda belli olanlardan.
Ayşecik’in karşısına geçtiğinde, çarpık bir gülümsemeyle babasını nasıl öldürdüğünü de anlatabilir zevkle, mahcup bir efendilikle üç otuz maaşından artırdığını nasıl nafaka olarak yetim yavruya vereceğini de. Oysa hep aynıdır yüzündeki ifade, öylesine muğlaktır, öylesine uçucu ve öylesine albenili.
Destede saklamak için uğraşadurun, en saf olanın bile bulup çekeceği işaretli jokere benzer: Oradadır, elinizin altındadır, ne kadar saçma olursa olsun hikâyenin ilerlemesi için gerekli olanı yapmaya amadedir.
Benzerleri de takipçileri de vardır elbette, hem kötü adamlar âleminin içinde olup hem güldürebilen: Öztürk Serengil’den Sadettin Erbil’e.
Yine de benzersizdir: Koca kafasını eğip bükmesinden devasa gövdesini haspalar gibi kırıtarak yürümesine, aynı hareketleri taban tabana zıt anlamlarda kullanabilen bir başkası yoktur çünkü.
Tek kelimeyle şuh! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder