28 Şubat 2015 Cumartesi

GÜZEL ADAMLAR GÜLDESTESİ - 4

Görüntüden çok ses, tarazlı bir ses: Mırıldanma ile söylenme arasında, kulak vermeden geçilemeyecek bir tını.


Yönetmenlikten, ışıkçılıktan, dekor boyacılığından oyunculuğa geçenler vardır ama kamerayı kullanırken oyuncu olan bir tek o, üstelik ortayaşı ferahfeza geçmişken. Belki bundan, ilk rolünden itibaren görmüş geçirmiş adam oldu gözümüzde.


Çalışırken de, keyif çatarken de, racon keserken de oturur hep. Aferin çekerken bile çatık kaşlarıyla bakar karşısındakine. Hareket etme gereksinimi olmayan, ağırlığını durmasından alan, suskunluğunda hikmet aranan adam.


Berber radyosunda çalan türkü misali: sustuktan nice sonra anlaşılır yokluğu. Varken bilinmez değeri, kaybedildiğinde bile hakkı verilmez, yavaştan farkına varılır o sesin çekip gidince bıraktığı sessizlik.



Güzel adamların ortak paydası: Rakı içmeleri şiir okur gibidir. Bodrum sahillerinde denize bakıp demlenirken Baki’den beyitler mırıldanır ya da belki Tarancı’dan: Öldük, ölümden bir şey umarak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder