Görüntüden çok ses, tarazlı bir ses: Mırıldanma ile
söylenme arasında, kulak vermeden geçilemeyecek bir tını.
Yönetmenlikten, ışıkçılıktan, dekor boyacılığından
oyunculuğa geçenler vardır ama kamerayı kullanırken oyuncu olan bir tek o,
üstelik ortayaşı ferahfeza geçmişken. Belki bundan, ilk rolünden itibaren
görmüş geçirmiş adam oldu gözümüzde.
Çalışırken de, keyif çatarken de, racon keserken de
oturur hep. Aferin çekerken bile çatık kaşlarıyla bakar karşısındakine. Hareket
etme gereksinimi olmayan, ağırlığını durmasından alan, suskunluğunda hikmet
aranan adam.
Berber radyosunda çalan türkü misali: sustuktan nice
sonra anlaşılır yokluğu. Varken bilinmez değeri, kaybedildiğinde bile hakkı
verilmez, yavaştan farkına varılır o sesin çekip gidince bıraktığı sessizlik.
Güzel adamların ortak paydası: Rakı içmeleri şiir okur
gibidir. Bodrum sahillerinde denize bakıp demlenirken Baki’den beyitler
mırıldanır ya da belki Tarancı’dan: Öldük, ölümden bir şey umarak…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder