12 Şubat 2015 Perşembe

GÜLÜNESİ ADAMLAR GÜLDESTESİ - 2

Evlerin de seslerinin olduğu yıllardı, o sesler de hazin miydi?


O eski, ahşap evlerden bir ses yayılırdı sokağa, artık tamamen unuttuğumuz. Sese boğulmuş sessizlik günlerinde, ancak konuşarak güldürebiliyorlardı seyirciyi, bir de yüzlerini şekilden şekle sokarak.


Esas oğlan yancıları arasında belki sadece o gerçekten ayakbağıdır. Diğerleri hiç olmazsa aklını kullanıp beceriklilik gösterileri yapar ama o… Tam iş üzerindeyken bile dönüp bakılması, kollanması, her ne yaptıysa düzeltilmesi gereken bir adamdır. Bu anlamıyla, gerçekten fetiş, her ne olursa olsun cepte taşınan.


Bir de güzel fotoğraf çektirir ki! Yanında yöresinde esas oğlanlar, bıçkın kötüler, ona dudak büken aşüfteler olmadığında bayağı yakışıklı bakar objektife. Dev gövdeler ve baskın karakterler ortasında boşa caka satan adamın dramı: takımın en uzunu olduğu tek rolde payına Avarel olmak düşmüştür.


Kendisince bestekârlığı, şiir değilse bile güfte yazmışlığı var: ruhu ince. Yüzüne değirmen taşı misali yerleşmiş gözleri velfecri okumak zorunda, yoksa güldürmez ama ağlatır, aç kalırdı. Eh, hikâyenin sonunda, kimseyi güldüremediği kalabalık ve gürültülü yıllarda, açlık sınırına dayanmıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder