Dev bir eşkıyadır kimi zaman, dağbaşında kükrediğinde
yeri göğü inleten. Nedir, asıl ustalığı o Âdem ejderhası adamın boynunu
yatırması, küçülmesi, kavruk bir zavallıya dönüşebilmesidir, üstelik inandırıcı
olarak.
Bir çırpıda sayılacak kötü adamlıkları var, hemen peşi
sıra gelen dolandırıcı halleri. Yine de, bellekte kalan görüntüsü o yakada değil,
burada: Kötüyken bile gönül ferahlığıyla sırtını dönebileceklerinden.
Bir erken ölenler kervanı var, sadece genç yaşında
ölenler değil. Zamansız ölümler, insanın içinde şu ukdeyi bırakan: Kim bilir
daha neler gösterecekti bize? Her göründüğünde yarattığı yoksunluk, derinde
tortulaşan acı bundan, bizim bencil açlığımızdan.
Pehlivan’daki usta demirci misali: kelimeleri
gereksinmeden ama sağlam duruş. Örsteki malzemeyi döven çekicin sesi
kulaklarda, kimine gürültü kimine müzik.
Vazgeçmenin, mücadele edeceğine küsüp gitmenin en güzel
hali. Zaman önünden dere çağıltısıyla akıp gitsin, sen oracıkta oturup
çakıltaşları fırlat suya. Varsın bir tek o kalsın senden miras: Az mıdır?
Değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder