İnanılacak şey mi: lakabı “Tayyare”,
futbol oynarken en yüksekte o vururmuş kafayı, oysa hep yaşlıdır gözümüzde.
Bir yanıyla emsalsiz kötü
adamlardan: tefeci de oldu, üfürükçü de. Kaşını kaldırıp indirir gibi rahat, nur
yüzlüden taş kalpliye geçerken. Çürük dişlerini kırpık bıyıkları altından
göstermesi bile şaibeli: Torununu dizinde hoplatan dedenin gülümsemesi de
olabilir bu, para kokusu almış definecinin sırıtması da.
Ne var, hep bizim mahallenin
adamı, istese de nezih muhitlerde köşe kapamaz. Kötü adamlığı da köşedeki
camiden öteye geçmez, ancak kendisi gibi zavallı faytoncuları dolandırır.
Rakıyı ince bellide,
şarabı su bardağında içer. Kadeh tutamaz ama işret sofrasında pekâlâ tespih
çeker masa altından. Pilaki-peynir adamı; meze dedin mi, gramofondan Sadettin
Kaynak. Bu resimdeki tek eksik: filtresiz Birinci, o gün yevmiyeyi doğrulttuysa
Gelincik.
İhtiyar heyetinin ilk
sırasında yazılı adı. Yok, mahalleye hizmet için değil, muhtara kıyak olsun
diye.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder