23 Temmuz 2012 Pazartesi

ATEŞ

Naziler 10 Mayıs 1933’de, Berlin’in o günkü adıyla Opera Meydanı’nda, Alman ulusunun ruhuna zararlı buldukları kitapları yaktılar. Üstelik kitle katılımıyla ve törenle. Yakılan kitap adedinin 25 000 olduğu söylenegelir. Hemingway gibi ABD’li yazarların yanı sıra Heine gibi safkan Alman yazarlar da ateşten payını aldı.
Ateş kitapları yok etti. Bu yok etme eyleminin sadece maddeye yönelik olduğunu, o kitaplardaki düşüncelerin baki kaldığını söylemek mümkün – epeyi iyimser bir bakışla elbette. O gün kitapları yakılan Freud ve Marx’ın Batı düşüncesinde hâlâ nasıl etkili olduğunu, Zweig, Hesse ve London’un hâlâ nasıl çok okunduğunu düşünürsek, bu iyimser bakış haklı bile çıkabilir.
Berlin’de bu kötü anıyla damgalanan meydanın artık Babil Meydanı olarak yeniden vaftiz edildiğini, geçmişin izlerinin silinmeye çalışıldığını da hesaba katarsak, kitap yakma eyleminin bizden giderek uzaklaşan bir kâbus olduğunu varsayabiliriz.
Üstelik Fahrenheit 451 de eskisi denli ünlü ve atıf yapılır olmaktan çıktı, değil mi?
Bugünkü adıyla Babil Meydanı
fotoğraf: yekta majiskül
Oysa bir de şunu düşünmeli: Kitap yakma eylemi Nazi Partisi’nin güdümünde gerçekleştirilmesine karşın, genellikle sanıldığının tersine, bir devlet fiili değildir. Naziler siyasal iktidarı henüz devralmışlardır ve devlet düzeneğine tam hâkim değillerdir. Yapılan, Parti gençlik kolunun örgütlenmesiyle kuvveden fiile geçen bir sivil toplum eylemiydi.
O gecenin fotoğraflarında, devasa ateşin önünde Parti selamı veren gençlerin ardında, şenlik havasında eğlenen bir kitle vardı. O kitle, nerdeyse kitapların içeriğiyle bile ilgili değildi; sadece ateşe, şiddete, yok etmeye tanık olmak, belki de gördüklerine tapınmak için toplanmıştı.
Bu kitle eylemini gerçekleştiren Parti gençlik örgütünün çoğu, hemen meydanın köşesindeki Hukuk Fakültesi’nin öğrencileriydi. Faşizmin hukukla kurduğu garip ilişkiye, özellikle gönüllü şiddet uygulayıcılarına daha önce değinmiştim. (Bkz: Faşizme Dair – 1)
Meydanın köşesi, hâlâ Hukuk Fakültesi
fotoğraf: Yekta Majiskül
Elias Canetti’ye selam olsun, Kitle ve İktidar’da bu güce tapınmanın çerçevesini zihin açıcı biçimde çizer. Kitle, ne kadar hafifletici neden sayarsanız sayın, güce tapıyor, hatta bu gücü talep ediyorsa iyimserliğe yer yoktur: Kitaplar da yakılır, insanlar da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder