18 Temmuz 2012 Çarşamba

BAŞKA BİR MEZAR

fotoğraf: yekta majiskül
Brecht Berlin’e döndüğünde, tam Protestan Mezarlığının yanında bir eve yerleşir. Çalışma odası mezarlığa bakmaktadır. Mezarlık, hayal gücünü besleyen bir yer olabilir elbette – en azından sessizdir ve yazma eylemi sırasında yazarı rahatsız edecek dış etkenlerin çoğundan yalıtım sağlar.
fotoğraf: yekta majiskül
Nedir, Brecht’in çalışma odasının penceresinden görünen mezarlar arasında biri vardır ki, bu komşuluğa bir parça gurur da katmaktadır: Hegel, hemen orada yatmaktadır. Hemen aynı sırada, birkaç mezar ileride de Fichte son uykusundadır.
fotoğraf: yekta majiskül
Brecht, tanrıtanımazlığına karşın, Hegel’e komşu bir mezarda gömülmeyi ister ve henüz yaşarken Protestan Mezarlığında yerini ayırtır: Tam Hegel’in karşısına denk gelen bir duvar dibi. Brecht’in cevval karısı Helena Weigel yazarı önceden ayrılmış o mezara gömer, günü geldiğinde o da kocasının yanına gömülür.
fotoğraf: yekta majiskül
Brecht’in mezarının sırasına, tanrıyla ilişkisinden emin olamadığım Heinrich Mann ve tanrıtanımazlığı kesin olan Anna Seghers gibi yazarlar da gömülür. Sonuç: Protestan Mezarlığı, bir tür ünlüler mezarlığına dönüşür.
heinrich mann'ın mezarı
fotoğraf: yekta majiskül
Gezip dolaşması keyifli olsa, hatta insan bu mezarların önünde tefekküre dalsa da şu soru zihin karıştırıcı: Şehrin dışında bir mezarda, üstelik kendi seçmediği bir mezarda yatan Kleist anımsandığında, bu mezarlıkta yerlerini önceden ayırtan tanrıtanımazların istekleri, hepsinin durmaksızın saldırdığı küçük burjuva heveslerine en hasından örnek olmuyor mu?
fotoğraf: yekta majiskül
Yaşamın diyalektiği biraz da burada: Bir şair önce sevgilisinin ağzına dayadığı tabancanın tetiğini çeker ve merminin enseyi parçalayıp çıkmasını seyreder, sonra kendi kalbine kurşunu sıkar, kendisinin ve yanındakinin yaşamına dair bir tanrı rolünü oynar ama ölümünden sonra nerede ve nasıl gömüleceğine karar veremez. Diğer yandan tanrıyı tanımadığını iddia eden ama öleceği ana dair en ufak bilgi kırıntısına sahip olmayan bir yazar, ölümünden sonrası için rezervasyon yaptırmakta tereddüt etmez ve mezarı konusunda (karısının yardımıyla) son sözü söyleme hakkını elinde tutar.
fotoğraf: yekta majiskül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder