2 Ocak 2012 Pazartesi

ÖRÜMCEK VE AHTAPOT

Örümcek ağını kurar, bekler: Doğanın en büyük yapı ustası en sinsi tuzakçısıdır da. Beklemek, eylemdir örümcek için. Nedir, gelen beklenenden, umulandan büyük olduğunda yırtılır ağ. İşte o an, örümceğin bekleyişinin boşa çıktığı andır.
Sakat bir örümcek: Ağını örüyor, avını ağa düşürüyor, av artık kaçamayacak denli ağa dolanıyor, ne yazık ki, örümcek sakatlığı yüzünden avına doğru ilerleyemiyor, ağı örüp bitirdiği noktada avının çürümesini izlemekle yetiniyor.
Ahtapot da tuzak kuran hayvandır: Zeminde çöreklenir, rengini değiştirir ve bekler. Avı, kendisinden habersiz, yaklaşana dek bekler. Atılır, sekiz koluyla birden sarar avını. Beklerken örümceğe benzer. Nedir, örümcek mimardır ahtapot palyaço. Süslenerek gizlenir, gerçek yüzünü gizleyerek çevresiyle yekvücut olur. Daha haindir örümcekten, daha güçlüdür: Hesaptan çok eyleme dayalı tuzak. Su eşkıyasıdır ahtapot.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder