4 Ocak 2012 Çarşamba

ESKİ BİR İNANIŞA GÖRE...

Eski bir inanışa göre, Binbir Gece Masallarını okumaya başladığı yıl tüm masalları okuyanlar ölürmüş. Bir başkasının ölmemek için anlattığı masalları dinleyerek ölmek. Doğru mudur bu inanış? Denenmiş midir? Başkasının masallarını dinlemek uğruna kendi yaşamını tehlikeye atmaya değer mi? Sanırım değer, kendi anlatacak masalı tükendiyse insanın…
Eski bir inanışa göre, ilk kez yatıya kaldığı evin anahtarını yastığının altına koyan kişi, rüyasında evleneceği kişiyi görürmüş. Hep merak etmişimdir, görünen suret tanınan suret değilse ne olacağını. Bu da değişik bir surete âşık olma hikâyesi değil midir? Pekiyi, o suretle evlenmek zorunlu mudur? Ya da, o sureti kendisinin seçildiğine inandırmak mümkün müdür? Rüyaların fotoğrafını çekmek ne kadar mümkünse…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder