31 Ocak 2015 Cumartesi

GÜZEL ADAMLAR GÜLDESTESİ - 1

Kapıyı çaldın, oradadır. Ne başındaki derdi anlatma ihtiyacı hissedersin ne de onun başına açacağın dertleri. Gerek yoktur: sırtını yaslayacağın dağ gibi beklemektedir ve sorgusuz sualsiz buyur eder seni.

Yana yatarak adım atar, sarsaktır yürüyüşü ama sarsılmaz: Ne sözünden dönmüşlüğü görülmüştür ne de namerde sırrını üflemişliği.
Kolunun acı gücüyle kuyudan çekip alır adamı, yine de, şerefi uğruna kolunu kesip feda eden adamda en inandırıcı odur. Göbek adı fedakâr çünkü.
Tuzağa düşer, pisipisine ölür çoğu zaman. Gözlerinin derininde, kurtaramayacağını pekâlâ bildiği penaltıyı atacak santrafora bakan kalecinin belirmesi bundan. Yazgısını, testinin çeşmeyi görmeden kırılacağını sezer; her yolun tecrübesi vardır heybesinde.
Şu da var: Ağzı bozuk mucit bile olabilmiştir. Neden derseniz, kimseye müdana etmeden, çerden çöpten kotarmıştır icadını. Reddedilenden, dışlanandan çekip çıkarmıştır değerli olanı.
Artık yitirilen hasletler antolojisine çentik atar: her aradığında bulursun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder