29 Ekim 2013 Salı

İKİ RESİM ARASINDAKİ FARKLARA DAİR


İki resim arasındaki farkları bulma oyunu gibi: Sahip olduğun tek bir şey yokken bir şeyler elde etmeyi ummak başka bir durumdur, elde ettiklerini korumaya çalışırken yeni şeylerin ardına düşmek başka bir durum. Bu iki durum arasındaki fark, hepimizin katetmesi gereken yoldur.

Elbette coşku dolayısıyla bilinci kör etmemek kaydıyla.

MESLEKLERE DAİR

Fotoğraf: yekta majiskül
Ortaçağda yaşamak ve bir manastırın kütüphaneden sorumlu keşişi olduğunu hayal etmek; hemen ardından, tanrıtanımaz bir sanat tarihçisi olarak Orta Avrupa’nın binyıllık katedralleri üzerine tez hazırlayan ve bu ikiyüzlülüğünden dolayı vicdanı sızlayan bir adamı düşünmek.


Fotoğraf: yekta majiskül



28 Ekim 2013 Pazartesi

HAYAL GÜCÜNÜ ÖZGÜRLEŞTİRMEYE DAİR

Küçük bir çerçeve içinde, küçüğün küçüğü figürlerden bütün dünyanın hikâyesini kotarabilir misin?

Bir kitabın kapağından değil, içindeki her bir bezemeden başka bir hikâye hayal edebilir misin?

TEFECİDEN DOLAYI

Yüzüne vuran önündeki zenginliğin parlaklığı mı, yoksa gözlerindeki sevinç parıltısı mı o aydınlığı yaratan?
Serveti o anda mı eline geçirmiştir, yoksa yıllar içinde biriktirmiş, saya saya eskitmiş midir paraları?

27 Ekim 2013 Pazar

AKIL VE BAŞA DAİR

Fotoğraf: yekta majiskül
Aklını başına almak mümkündür mümkün olmasına da, başını aklına alamaz insan.

24 Ekim 2013 Perşembe

DÜŞÜNMEYE DAİR

Düşünmek çalışmaya içkin midir?

ADORNO'DAN ALINTI


“Nasıl oldu da çalışma kutsallaştırıldı? … Çalışma kesin, garantili bir biçimde çalışanların hayatını yeniden üretmiyor, onları çalışmaya ikna edenlerin hayatını yeniden üretiyor sadece…”
1956 baharı

MASALDAN DOLAYI - 6

Fotoğraf: yekta majiskül
İyilere sorulursa heykel, her kafadan bir ses çıkacak, çıkacak ki heykelin sağından solundan çağlayan suların şarkısından aşağı kalmayacak işitilen. İyiler tanımayacak heykeli, hele öyle kadim zamanları hiç bilmeyecekler. Şehirden gelen sesten başkasını işitmeyecekler, o ses de korkuyla katılaştıracak yüreklerini, akılları lal olacak. Ormanın derinliklerini şehre inat düzenlemekten gayrısına çalışmayacak kafaları.
Fotoğraf: yekta majiskül

MASALDAN DOLAYI - 5

Fotoğraf: yekta majiskül
Elbet kötüler inşa etmiş olacak sularla şarkı söyleyen bu heykeli ama onlar da bilmeyecek ne zaman dikilmiştir heykel, kim yapmıştır, tevatürü bile kalmayacak yaşanan güne. Biri diyecek ki suların arasından balık gibi fırlamıştır bu heykel, diğer kötüler diyecek ki kim bilebilir kadim kötülerin neyi nasıl ettiğini?

MASALDAN DOLAYI - 4

Fotoğraf: yekta majiskül
Kötülerin etrafına toplanıp bayram yaptığı heykelin şakırdayan sulardan şarkısı ormanın dört bir yanına dağılacak. Su sesi, inanışın zıddına, dehşet salacak iyilerin yüreğine. Hiç durmamacasına şarıldayacak heykel, sular saçılacak orasından burasından.

23 Ekim 2013 Çarşamba

MASALDAN DOLAYI - 3

Fotoğraf: yekta majiskül
Kötülerin şehri dolambaç sokaklarla örülecek, kaybolacak iyilerden yolu şehre düşenler, yolunu bulamayacak, yönünü şaşıracak, çarnaçar dolanacaklar. Gel gör ki, kötüler hiç yitirmeyecekler yönlerini, sokağa çıkar çıkmaz şehrin meydanını bulacak, heykelin etrafında yeni bayramlarda eğlenmelerine bakacaklar.

MASALDAN DOLAYI - 2

Fotoğraf: yekta majiskül
Bayram etmeyi sevecek kötüler, vara yoğa eğlenmeyi, ortalığı velveleye vermeyi, gürültülerini ormana dek nüfuz ettirmeyi. Ama sanmayın kire batmış olacak şehirleri, bal dök yala olacak sokakları, öylesine temiz öylesine parlak. Şehrin ortasına diktikleri heykelden delil tutun söylenene: sular akacak heykelin dört bir yanından, şarıldayıp duracak heykel şarkı söyler misali.

21 Ekim 2013 Pazartesi

MASALDAN DOLAYI - 1

Fotoğraf: yekta majiskül
Küçük hayallerden mürekkep bir hayal dünyası: Hep kötüler kazanacak ve iyiler ormanın derinliklerinden gayrı saklanacak yer bulamayacak. 
Fotoğraf: yekta majiskül
Kötülerin eğlencesinden ilham alan bir heykel dikilecek şehrin göbeğine, kötüler bayram edecekler delicesine. Bu bayram alayının gürültüsü ormanın derinliklerine dek işleyecek, iyiler titreyecekler korkudan. “Kötüler geldi gelecek,” diyecekler, “yakındır bizi buradan kovmaları.”

GEÇMİŞE BAKMAYA DAİR

Fotoğraf: yekta majiskül
Kirli bir tren penceresinden bakmak, ters koltuğu seçmek ve geride kalanları seyretmek, kimi zaman elimizden gelen sadece bu.