Önce şunu yazmayı
düşündüm:
İyimser olmak da mümkün
kötümser olmak da, nedir, kesin olan şu: Bir efsaneye sahip olmak az kazanç
mıdır?
Sonra aklıma şu düştü:
İşçi sınıfının kapitalist
süreçteki erken zaferlerinden biri: Karl Marx Hof.
Sadece emekçiler için inşa
edilmiş, dayanışma içinde bir arada oturmaları için tasarlanmış toplu konutlar.
Faşizm yükselmekteyken o sınıfın toplanıp götürüldüğü bir av sahasına dönüşmüş
bölge. Emekçilerin toplumsal belleğinde önemli bir mefhum. Ya şimdi: Şehrin
turistik imgelerinden biri, Japon turistlerin steril gülücüklerle fotoğraf
çektiği, orta sınıfın eğleştiği bir mekan. Kapitalizmin bu kez itip kakmadan
içselleştirdiği, nerdeyse ilhak ettiği bölge.
Derken şu geldi aklıma:
Kapitalizm etrafınızdakileri
de sahiplenir ve paraya tevil edilecek nesnelere dönüştürür. En başta andığım
kalkışma D&R mağazalarında satılacak kitaplar “imal edilsin” diye mi
yapıldı?


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder