Çürümenin fotoğrafı dendiğinde, belleğime kazınan görüntü: “Hepimiz tehlikedeyiz!” dedikten sadece birkaç gün sonra öldürülen Pasolini. Çamura bulanmış bir beden. Canı bir anda çıkmasın, acı çeksin diye çabalanmış bir beden: Ceset. Koyu renk elbiselerde lekeler. Uzanmış ayaklarda yakışıksız, belki de ucuz, alt sınıflara özgü ayakkabılar. Sıyrılmış pantolon paçalarından görünen siyah çoraplar. Yüz biraz geride; o yüzün nasıl parçalandığını okuduklarımdan biliyorum.
Bu şiddet yüklü ölüm, tehlikede olduğunu bilen, o ölümle flört eden, ölümü çağıran bir adamın ölümüdür. Pasolini kendi çürüyüşünün âşığı olmuş, topluyaşamın ahlak kurallarına karşı çıkışını kendisine çevrilmiş bir silaha dönüştürmüştür. Beri yandan, o cesedin çevresini saranlar, polisler, gazeteciler, doktorlar ve uzaklardan seyre dalan kurukalabalık, onlar da bir başka çürüme biçimi değil midir?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder